|
bu mektup sana dostum
bu mektup uzak diyarlardan
acılı yüreklerden
ve yalnız gecelerden
bir dostun acılarını anlatıyor
bir dostun bir dosta serzenişini...
dün akşam bir çınar ağacı altında
eski günlere daldı gözlerim
(eski günler deyince
belki bir yıl, belki bir ay
belki bir saat önceye)
ve gözeri değdi gözlerime
masum, çocuksu bakışları
çınar ağacı yaprakları arasından
savrulan saçları dokundu yüreğime...
acıydı dostum, acıydı her dakika
her saniye
ve kurşun gibiydi gökyüzündeki yıldızlar
kurşun gibiydi samanyolu...
ciğerlerimi dolduran sigara dumanı
içtiğim tavşan kanı çaylar
kurşun gibiydi
kurşun gibiydi herşey...
saatın kaç olduğunu hatırlamıyorum
seni aramak geldi içimden
“dostum yine senin garip oğlan
yine senin abdal çocuk isyanlarda
yine hüzün yüklemiş sırtına
yine kanamakta yüreği...”
anlatacaktım belki de herşeyi...
herşeyi seninle paylaşacaktım...
örneğin;
masamda bir resminin dahi olmadığını
odamın duvarındaki kanlı göz yaşlarımı
yüreğime hapsettiğim cennet güllerini...
yaşıma bakmadan
hiç utanmadan, sıkılmadan anlatacaktım...
dedim ya dostum
dedim ya belki herşeyi anlatacaktım sana
vakit geç olmasa.
03 Temmuz 2002 Osmaniye
|