Site banner alt yazısı 3
ANA MENÜ
Ana Sayfa Ana Sayfa
Üye Giriş/Kayıt
Ali Cihangir
Şiir üzerine
Şiirleri
Yazıları
Resimleri
Ziyaretçi Defteri
Bağlantılar

AKDENİZ GAZETESİ


ANKET

 TekilÇoğul
Bugün :4 11
Toplam:8782 31346

 

  :::::: » ...ve şimdi yorgun yüreğim

 

kimi gün;

yıldızlara sarıldım,

samanyolunda avuttum

yüreğimin sancısını

dolunayda dünyayı dolaştım

güneşin saçlarında

idama mahkum oldum

ve şimdi yorgun yüreğim.

 

kimi gün;

beşinci mevsime sığındım

hayaller ülkesinde villalar kurdum

sevgiyle donalttım bahçesini

hep baharı yaşattım o villalarda

papatyalar ektim bahçesine

ve şimdi yorgun yüreğim.

 

kimi gün;

temmuz’un sıcağında üşüdüğüm,

mart’ın dondurucu soğuğunda

cehennem ateşini

yaşadığım oldu

mevsimleri karıştırdım,

ayları,

günleri de

ve şimdi yorgun yüreğim.

 

kimi gün;

bir sokak çocuğunun

göz yaşlarına takıldı gözlerim

çöplükten ekmek toplayan kişiler

pazar yerinde

çürük sebze arayan insanlar

uykularımı kaçırdı,

gözlerimi buğuladı

ve şimdi yorgun yüreğim.

 

kimi gün;

karanlığı bekledim

feryadımı duyan olmasın diye

çekilip odamın bir köşesine

saatlerce maziyi seyrettim

karanlığın en koyu noktasında

ve şimdi yorgun yüreğim.

 

kimi gün;

sevgiyle nakışlandı kelimeler

kalemim

en güzel duyguları yansıttı

küçük kelimelerde

büyük mutluluklar yaşadım

dostluğun ulaşılmazına ulaştım

ve şimdi yorgun yüreğim.

 

kimi gün;

bir dostun acısıyla acılandım

sevinciyle sevindim

içim kan ağlasa da

dostun mutluluğuna

mutluluk kattım

unuturken kendi derdimi

ve şimdi yorgun yüreğim.

 

kimi gün;

üzülmesin diye birileri

ateşe verdim kendimi

sonra yalanlar dizdim

sebepler buldum manasızca

“nedeni sen değilsin” diye

ve şimdi yorgun yüreğim.

 

kimi gün;

isyan doldu kelimelerim

cümleler yetersiz kaldı

duygular anlamsız

kalem titredi

kalem ağladı

kalem eridi acıları yazarken

kağıtlar yırtıldı birer birer

ve şimdi yorgun yüreğim.

 

kimi gün;

sevginin karşısında

vefasızlığı gördüm

günlerce kin kustum

nefret çiçekleri açtırdım yüreğimde

sonra çaresiz görünce o vefasızı

hüzünlü görünce gözlerini

kuruttum yüreğimdeki nefretleri

sevgi çiçekleri uzattım

ve şimdi yorgun yüreğim.

 

kimi gün;

bir dostun darbesini yedim

ekmeğimi bölüştüğüm

yüreğimi paylaştığım

bir dostun hançerini

sırtımdan vuruldum acımasızca

yine de yıkılmadım

ve şimdi yorgun yüreğim.

 

kimi gün;

sesini

bir kerecik duymak için nazlı yarin

horozların ötmesini

şafağın sökmesini

güneşin doğmasını bekledim...

horozlar öttü

ezanlar okundu

güneş tüm ihtişamıyla doğdu şafaktan

ne sesini duyabildim nazlı yarin

ne de yüzünü görebildim

ve şimdi yorgun yüreğim.

 

kimi gün;

dakikalara takıldı mutluluğum

günleri ve saatleri çok gördüler

saliselerde intihar etti hayallerim

gözlerim güneşle karardı

düşlerim

bir neşterin ağzında parçalandı

ve şimdi yorgun yüreğim.

 

kimi gün;

kanadı kırık bir serçeye

şiirler yazdım

acısını hissettim yüreğimde

onun çırpınışıyla yaşardı gözlerim

merhem oldum yarasına

sonra kavuşunca özgürlüğüne

kavuşunca dostlarına

mutlu oldum kanat çırpışında

ve şimdi yorgun yüreğim.

 

kimi gün;

terkedip gitmek istedim bu şehri

nereye gittiğimi söylemeden

uzak diyarlara

meçhul kentlere

kırarak ayaklarımdaki prangayı

vefasızca gitmek...

ama vefasızlığı bildiğim için

vefasızlığı tattığım için

vefasızlık yapamadım sevgiliye

ve şimdi yorgun yüreğim.

 

kimi gün;

dev hayallere kapıldım

her zerresi maddiyat dolu

heranı utanç dolu

güçlüydüm ya

neler satın almadım ki alçakça

şerefsizce şerefler satın aldım

kiminin namusunu

kiminin onurunu

kiminin insanlığını,  bastırıp parayı

sonra utanç duydum kendimden

günlerce bakamadım aynalara

yüzüm iğrenç

hayaller iğrenç

benliğim iğrenç

ve şimdi yorgun yüreğim.

 

kimi gün;

“niçinler? “nedenler?” kemirdi beynimi

uykusuz gecelerde

hesaba çektim kendimi

mahkum ettim sevgisiz yaşamaya

mahkum ettim yalnız kalmaya

sonra firar ettim

sevgisiz yaşanmıyordu

ve şimdi yorgun yüreğim.

 

kimi gün;

yanlızlığıma anlattım dertlerimi

sigaramla paylaştım acıları

sokak lambalarını

dost seçtin kendine

gece kuşlarının

ötüşlerinde dinledim

en güzel şarkıları

en güzel şiiri

sokak köpeklerine okudum

ve şimdi yorgun yüreğim.

 

kimi gün;

şehirlerarası

otobüslerde kaldı gözlerim

ayrılan iki sevdalıya ağıtlar yaktım

gözü yaşlı bir genç kızın

yıkılan hayalleriyle kahroldum

acısını hissettin kendi bedenimde

ve şimdi yorgun yüreğim.

 

kimi gün;

trenler böldü uykularımı

isyan çığlığı atan trenler...

gurbet yüklü

acı yüklü trenler...

demir raylar arasında ezildim

demir raylar arasında parçalandım

gücüm kalmadı dostlar

direncim kalmadı yaşamaya

ve şimdi yorgun yüreğim.

 

kimi gün;

bir oyuncak gibi

oynadılar duygularımla

bir çocuğun

en sevdiği oyuncağı gibi

hevesi geçince kırıp attığı

bir oyuncak gibi oynadılar

o zaman kimseye kızmadım

oturup kendime kahrettim

kendi saflığıma

ve şimdi yorgun yüreğim.

 

kimi gün;

alay ettiler gözlerimle

duygularımla alay ettiler

eski sevdalısının gözlerine

benzediği için gözlerim

yüreğimle oynadı bir vefasız

onurumla oynadı

ve şimdi yorgun yüreğim.

 

kimi gün;

zaman durdu

geçmek bilmedi saatler

hasreti bitirsin diye sevgili

dualar ettim

gözümü kırpmadan abahladığım oldu

belki gelir ümidiyle

merdiven başında bekledim saatlerce

hep açık bıraktım kapıları

hep açık bıraktım

yüreğimin bir köşesini

ve şimdi yorgun yüreğim.

 

kimi gün;

telefon sesi dinledim saatlerce

bir bayram sabahı

mutluluğa koşarken tüm insanlar

ben acıları devşirdim deste deste

göz yaşlarımı içtim kadeh kadeh

sahte gülücükler savurdum etrafa

sahte mutluluklar

kendimi dahi aldattığım oldu gülerken

kendimi dahi kandırdığım

ve şimdi yorgun yüreğim.

 

kimi gün;

titrek ellerimle

bir mektup yazmak istedim sevgiliye

gökyüzü kağıt

okyanuslyar mürekkep oldu

ama yine de yetmedi

yine de yazamadım

o iki kelimelik mektubu

ve şimdi yorgun yüreğim.

 

kimi gün;

acılarım dahi acıdı halime

sigaram göz yaşları döktü

yalnızlığım yalnızlığıma isyan etti

odamdaki tüm fotoğraflar dile geldi

diz çöküp yalvardılar

“üzülme” diye

ve şimdi yorgun yüreğim.

 

kimi gün;

bir dost aradım kendime

acılarımı dökeceğim

mutluluğumu paylaşacağım

kapısını çalınca dostların

“ah”ları, “vah”ları işitince

unuttum kendi acılarımı

mutluluğumu da

ve şimdi yorgun yüreğim.

 

kimi gün;

bastım küfürleri kendi kendime

“sanane ulan!

sanane acı çekenlerden

sanane batan dünya

ezilen insanlar

leylalar

mecnunlar

yok olan sevdalardan sanane”

ama insandım

insan gibi insan

“banane” diyemedim

ve şimdi yorgun yüreğim.

 

yorgun yüreğim

oysa çok şey istemedim hayatta

bir tutam sevgi

biraz dostluk

para, şöhret kini olmadı yüreğimde

sevdaya ulaşmak

sevdayı tatmaktı tek amacım

aynalara hiç bakmamışım

“kimim?”

“neciyim?”

“nasılım?” diye

ve şimdi yorgun yüreğim.

BİLGİ KIRIKLARI

DUYURULAR
  • 04.08.2006
    Osmaniye'nin tüm haberlerine Akdeniz Gazetesinden ulaşabilirsiniz.
  • 04.08.2006
    www.alicihangir.com şiirseverlerin hizmetine girmitir.



  • DESTEK

    Sitemize destek olmak için lütfen aşağıdaki logoyu kullanınız.

    Ali Cihangir

    Kodu Al